Yarışma sürecine geçmeden, bugün ne yaptım onu konuşalım. Sponsor adaylarımız için bir fiyatlandırma yaptım. Zira şu ana dek görüştüğüm hiçbir firma tek başına sponsor olmaya sıcak yaklaşmadı. Hemen hemen hepsi bu projenin içinde yer alacağını söyledi; ama tek başına finanse etmek istemediklerini söylediler. Ben de o yüzden onlara özel seçenekler sundum. Şöyle yaparsanız şu kadara böyle yaparsanız bu kadara olur formatında.
Neyse gelelim yarışmaya. Aralık ortasında aramışlardı. Bir önceki yazımda aralık sonu dediysem yanlış demişimdir. Ocak başı, ocak ortası ve ocak sonu finalistlerin katılacağı çekimler olacağını söylediler. Burada onlara bir prototipim falan varsa sunmamı istediler. Ne prototipi yahu? Her şey benim beynimde! Zaten yazabilsek yazarız, dedim "Yarışmaya projeyi finanse edebilmek için katılıyorum." Yine de görsel bir şey sunmamı istediler. Dedim bi powerpoint sunumu hazırda var, hallederiz.
Neyse, tam bu süreçte açıkçası benim sponsor adaylarından da yanıtlar gelmeye başladı ufak ufak. Kimi olumsuz yaklaşsa da genelin olumlu yaklaştığını söyleyebilirim. Bir taraftan oralara kasıyorum, diğer taraftan da yarışma tarihim belli oldu, ona kasıyorum: 5 Ocak 2011!
Tek elden idare etmek çok zor. Daha doğrusu her tarafa koşturmak gerekmek çok zor. Yarışma için sunacağım şeyi kafamda oluşturduktan sonra, üzerinde çalışmaya başladım. Bu esnada işlerimi kolaylaştırsın diye grafiker adayı bir arkadaşım bana yardım edecekti. Ancak kendisi bir görünüp bir kayboluyordu. İşleri sorduğumda "Kolay onlar ya hallederiz, şu gün elinde bu gün elinde" diye sürekli geçiştiriyordu. Salı günü uçağım vardı, pazar gece 5'te grafikler elime ulaştı. Ne yalan söyleyeyim, belki TV'de izlemişsinizdir; ben daha iyisini yapardım o grafiklerin. Pazartesi akşama kadar onları bastırmakla falan uğraştım. Güya ben onlarla uğraşırken o da bir flash yapacaktı. Ha gerek var mıydı tüm bunlara, yoktu; ama bir TV programı için de görsel bi' malzeme lazımdı ve programdan sürekli arayıp bu konuda sıkıştırıyorlardı.
Ne oldu bilin bakalım? Pazartesi öğleden sonra arkadaşımın (!) telefonu kapandı. Ancak akşam 9-10 civarı "Ne yaptıysan ver abi!" şeklinde kendisine ulaşabildim. Bir harddisk verdi bana. Eve ulaştığımda harddiskin içinde TV'de gösteremeyeceğim bir video vardı. Neden mi? Çünkü sansürlenmesi gereken yerler sansürlenmemişti. Animasyon falan hak getire! Gece 5'e kadar falan, İstanbul'daki kuzenimle msn üzerinden hallettik flash'ı. Sabah da az kalsın uçağı kaçırıyordum.
Neyse gittik yarışmaya. Benim çekimim ertesi gündü, bir gün önceden hem formatı görmek, hem de prova çekimleri için oradaydım. Bakıyordum herkesin elinde görseller, ürünler bilmem neler... Bizde ne var? Fikir! Tamam fikir güzel, ama onu nasıl 3-5 dakika içinde anlatacağız. Prova çekimlerinde yalanım yok bir darbe daha yedim; danışma kurulundaki üyeler orayı boş ver, bunu anlatma, sen ne yapacaksın onu anlat, dediler. Problemi net olarak ortaya koymadan neyi çözeceğimi mi anlatacaktım!
Otele geldim, kafam allak pullak olmuştu. Ne yaparım, ne konuşurum diye düşünürken telefonum çaldı, arkadaşımın köpeği doğum yapıyordu; veteriner çağırmıştı ama o gelene kadar doğum kanalına sıkışmış yavru muhtemelen ölecekti. Msn ve telefondan doğum yaptırdık hayvana. Bir taraftan erkek, kız, üçüncü geliyo, beşinci geliyo diye muhabbet ederken, biraz daha düşündüm yarışmayı, sonra "Amaaan, çıkar anlatırız abi" dedim. Sabah kalkıp yarışmaya gittim. Sonrasını da yarın yazayım mı? Daha telefon etmem gereken yerler var...
0 yorum :
Yorum Gönder